CTP Kadın Örgütü: Doğa talanı politiktir; susmak ise suç ortaklığıdır
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü, Kantara bölgesinde yaşanan doğa talanıyla ilgili bir açıklama yaparak, hükümeti ve Turizm ve Çevre Bakanlığı’nı sert sözlerle eleştirdi.
Yapılan açıklamada, Kantara’daki yıkımın münferit bir olay olmadığı, ülke genelinde sistematik bir çevre katliamının parçası olduğu vurgulandı.
“Bakanlık Kıyıma Göz Yumdu”
Kantara Tepeleri’nin haftalarca izinsiz olarak bir şirketin kullanımına sunulduğunu ve bu süreçte dağların oyulduğunu belirten CTP Kadın Örgütü, Bakanlığın denetim görevini yerine getirmediğini savundu:
“40 kamyon ile başlayan talanın nerelere vardığı bilinmiyor. Turizm ve Çevre Bakanlığı ile bağlı daireler bu kıyıma sadece göz yummakla kalmamış, adeta izin vermiştir. Şimdi tek bir soru soruyoruz: Verilen zararın hesabı sorulacak mı?”
“Dağlar Parça Parça Yok Ediliyor”
Açıklamada çevre felaketinin Kantara ile sınırlı kalmadığı; Yılmazköy, Taşkent ve Beşparmak Dağları’nın da taş ocakları ve plansız izinlerle geri dönülmez şekilde tahrip edildiği ifade edildi. İmar planlarının raflarda bekletilerek rantın önünün açıldığı iddia edilen metinde, “Bu ülke plansızlığın ve denetimsizliğin sonucu olarak adım adım çökertilmektedir” denildi.
“Hesap Vermek Zorundasınız”
5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesi verilen demeçlerin “göstermelik” olduğunu savunan örgüt, açıklamasını şu sert uyarıyla noktaladı:
“Kantara’da oyulan her kaya, çocuklarımızın geleceğinden çalınmaktadır. Bu talan yapanın yanına kalmayacak. Doğayı yok eden ve görevini yapmayan herkes, halkın vicdanı ve hukuk önünde hesap vermek zorundadır. Biz kadınlar, yaşamı savunmaya devam edeceğiz.”

