Doların tahtı sallanıyor: İran’daki savaş Çin yuanına kaçışı hızlandırdı
Çin, yuanı küresel bir para birimine dönüştürme hedefiyle dolar merkezli finans sistemine meydan okuyor. Savaşlar ve yaptırımlar bu süreci hızlandırırken, alternatif ödeme ağları ve swap anlaşmaları Pekin’in ekonomik gücünü yeniden şekillendiriyor
Aaron Krolik / New York Times
Hong Kong Tarih Müzesi’nin ulusal güvenlik galerisi içinde, nadir toprak metalleri içeren şişeler ile model savaş uçakları ve taarruz helikopterlerinin yanında, düzenli sıralar halinde dizilmiş Çin banknotları camın arkasında sergileniyor.
Savaş ve ticaret araçlarıyla birlikte düzenlenen bu sergi, merkezi bir fikri vurguluyor: Çin’in para birimi olan renminbinin (yuan) uluslararası arenada yaygınlaşmaya başlaması, ülkenin ulusal güvenliğinin bir dayanağı olarak görülüyor.
Ekonomik bir süper güç olarak yükselişine rağmen Çin, doların merkezinde yer aldığı küresel finans sistemine bağımlı kalmayı sürdürüyor. Renminbi’yi küresel ölçekte kabul gören bir para birimine dönüştürmek, Çin’in ticareti kendi şartlarıyla yürütmesine olanak sağlayacak ve Amerika’nın uzun süredir sahip olduğu kaldıraç gücünü zayıflatacak.
Bu hamle, Ukrayna ve İran’daki savaşlardan ivme kazandı; yaptırımlar, ABD’nin düşmanlarını Batı finans sistemini aşmak için renminbiye yönlendiriyor. Bu durum, Çin’in küresel kabul gören bir para birimi için uluslararası finansal bağlar ve teknolojik altyapı inşa etmeye yönelik 20 yıllık projesinin karşılık bulduğunu gösteriyor.
Dolardan uzaklaşmak isteyen soluğu renminbide alıyor
Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council’da yardımcı direktör olan Alisha Chhangani’ye göre Çin’in finansal konumlanması, İran gibi yaptırımlarla karşı karşıya olan ülkelerle ticaret yapmak isteyen ülkelerden gelen “dolarsızlaşma talebiyle örtüşüyor”.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, 44 ülkenin doları dünyanın rezerv para birimi yapma konusunda anlaşmaya varmasından bu yana küresel ticaretin büyük bölümü dolar üzerinden yürütülüyor. Bu hakimiyet, ABD’ye güçlü bir kaldıraç sağladı ve finansal yıkımı neredeyse garanti altına alabilecek yaptırımlar uygulamasına imkan tanıdı.
Son dönemdeki çatışmalar, Çin’in sunduğu alternatifin sistemin etrafından dolaşmak için nasıl bir yol sağlayabildiğini gösterdi. Denizcilik veri servisi Lloyd’s List Intelligence’a göre en az iki gemi, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlamak için İran’a ödemeyi renminbi ile yaptı.
Atlantic Council verilerine göre, ülkelerin İran petrolü satın almasıyla Çin’in ödeme ağı üzerinden yapılan işlemler geçen ay yaklaşık yüzde 50 arttı. Ukrayna’yı işgalinin ardından dolardan koparılan Rusya ise Çin ile ticaretinin büyük bölümünü artık renminbi ile gerçekleştiriyor.
Mart ayında Çin Komünist Partisi’nin ideolojik dergisi Qiushi, Çin lideri Şi Cinping’in 2024’te yaptığı ve renminbinin “uluslararası ticarette yaygın biçimde kullanılması” ve “rezerv para statüsüne ulaşması” çağrısında bulunduğu konuşmayı yeniden gündeme taşıdı.
Renminbi ile Kanada dolarının küresel çapta yaygınlığı birbirine yakın
Dolar, likiditesi ve kullanım kolaylığı nedeniyle uluslararası ticarette halen birinci tercih olmaya devam ediyor. Euro, yen ve İngiliz sterlini ise doları uzaktan takip ediyor. ABD’nin dahil olmadığı işlemler bile çoğunlukla dolar üzerinden yapılıyor; buna Çin’in kendi ticaretinin büyük bölümü de dahil. Renminbi, küresel işlemlerin yalnızca yüzde 3’ünü oluşturuyor ve bu oran yaklaşık Kanada dolarıyla aynı seviyede bulunuyor.
Çin’in sıkı finansal kontrolleri, renminbinin küresel kullanımını uzun süredir sınırlıyor ve elde tutulmasını daha az cazip hale getiriyor. Sermaye hareketleri sıkı biçimde yönetiliyor. Vatandaşlar her yıl yurt dışına yalnızca sınırlı miktarda para çıkarabiliyor; yabancı yatırımcılar ise Çin hisseleri ve tahvillerini satın alabilmek için katı kotalarla karşı karşıya kalıyor ve onay almak zorunda kalıyor.
Ancak Dış İlişkiler Konseyi’nde görev yapan Edward Fishman’a göre Çin’in doların yerini tamamen almasına gerek yok. Acil durumlar için alternatif bir sistemin varlığı bile ABD’nin küresel finans üzerindeki hakimiyetini zayıflatmaya yeterli.
Çin, jeopolitik şoklara karşı kendini izole etmek için olağanüstü çabalar harcadı; petrol, gaz ve kritik materyaller stokladı. Hatta ülkenin temel gıda maddelerinden biri olan domuz eti için bile stratejik rezerv bulunduruyor. Aynı doğrultuda Çin, dolar sistemi dışında işleyebilen paralel bir finansal altyapı geliştirmek için onlarca yıl harcadı.
2000’li yılların başından itibaren Çin, onlarca merkez bankasıyla para takası anlaşmaları imzaladı ve ticaret ortaklarına dolar tabanlı sistemden geçmeden renminbiye erişim sağladı. Toplam büyüklüğü yaklaşık 600 milyar doları bulan bu swap hatları, acil likidite sunuyor ve bir finansal kriz anında Çin’in etkisini artırabilir.
SWIFT’e Çin’den alternatif: CIPS
2015 yılında Çin, bankaların dünya genelinde renminbi ile ödeme gerçekleştirmesine imkan tanıyan Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi’ni (CIPS) devreye aldı. Bu sistem, küresel işlemlerin büyük bölümünün temelini oluşturan Belçika merkezli mesajlaşma ağı SWIFT’e alternatif sunuyor. Hem Rus hem de İran bankaları ABD baskısıyla SWIFT sisteminden çıkarılmıştı.
2022’de Rus bankalarının Ukrayna’yı tam kapsamlı işgalinin ardından SWIFT’ten çıkarılmasından bu yana, CIPS’e doğrudan katılan kurum sayısı Çin hükümeti verilerine göre yaklaşık 75’ten 200’e çıkarak neredeyse üç katına yükseldi.
İran’daki savaşın, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir deniz yolu olan Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Çin’in finansal sistemi üzerinden geçen para akışı hızla arttı. Atlantic Council GeoEconomics Center’a göre, petrole erişim konusunda sıkıntı yaşayan ülkeler, uluslararası kısıtlamalara tabi ham petrol için dolar sistemi dışında ödeme yapmak üzere giderek daha fazla Çin ağını kullanıyor.
Cornell Üniversitesi ekonomi profesörü Eswar Prasad’a göre renminbinin doların hakimiyetine meydan okuyabilmesi için aşılması gereken büyük engeller bulunuyor.
Para biriminin küresel rolünü genişletebilmesi için Çin dışında kullanımının daha kolay hale gelmesi gerekiyor; bu da Pekin’in sıkı sermaye kontrollerini gevşetmesini gerektiriyor. Ancak hükümet, döviz kuru üzerindeki kontrolünü kaybetme endişesiyle bu adıma mesafeli duruyor. Bu açılım olmadan, yurt dışında dolaşımda yeterli renminbi bulunmadığı için ticaret ortaklarının Çin malları satın almanın ötesine geçmesi zorlaşıyor.
Suudi Arabistan gibi ülkeler petrol satışını dolar üzerinden yaptığında, bu gelirleri ABD Hazine tahvilleri gibi likit varlıklara kolayca yönlendirebiliyor. Renminbi söz konusu olduğunda ise henüz benzer bir alternatif bulunmuyor.
Çin şimdiye kadar sınır ötesi ödeme sistemini güçlendirme yönünde küçük ama anlamlı adımlar attı. Prasad’a göre Çin’in gerçekten “kalıcı bir yol” üzerinde olup olmadığı henüz net değil. Ancak şu açık: “Dolar bazlı sistemin hakimiyetinden kurtulma yönünde dünyada güçlü bir arzu var”
Kaynak: Gazete Oksijen

