CTP, Hayat pahalılığı değişikliğinin alım gücünü düşürerek piyasayı daraltacağı uyarısında bulundu
Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), hükümetin hayat pahalılığıyla ilgili tasarı halindeki yasal düzenlemelerinin sabit ücretlilerin alım gücünü düşüreceğini ve enflasyon karşısında korumasız bırakacağını belirtti.
CTP Basın Bürosundan yayımlanan açıklamada, sabit ücretlilerin hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında korunabilmesi için altı ayda bir maaşlara yansıtılan “Hayat Pahalılığının kesilmesine yönelik”, hükmet tarafından hazırlanan “11 yasa tasarısının” Maliye Komitesinde, tüm paydaşların itirazlarına rağmen, hiçbir ekonomik öngörü, mali plan, etki analizi veya orta vadeli program ortaya konmadan UBP, DP ve YDP milletvekillerinin oylarıyla geçirilerek Genel Kurul’a gönderildiği belirtildi.
Değişikliklerin “yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yönetim anlayışı bakımından da ciddi bir sorun” ortaya koyduğu kaydedilen açıklamada, Komitede toplantısında sendika, ekonomik örgüt ve ilgili paydaşlar tarafından kesintinin ne kadar süreceği, kamu maliyesine etkisi, sabit gelirlilere nasıl bir koruma sağlanacağıyla ilgili sorulan soruların hiçbirine “somut veri ve plan ile cevap” verilmediği de kaydedildi.
“Bu nedenle yapılan düzenleme yalnızca bir maaş düzenlemesi değil; hukuki güvenlik, öngörülebilirlik ve haklı beklenti ilkelerinin görmezden gelinmesidir” denildi.
Hükümetin ekonomi ve maliye yönetiminin eleştirildiği açıklamada, “kamu maliyesini iç borç yükü altında bırakan ve iç borç stokunu yaklaşık 25 milyar TL seviyesine çıkaran hükümet, bugün yarattığı ekonomik tablonun faturasını sabit gelirlilere kesmektedir. Kriz yönetimi adı altında yapılan bu düzenleme, gerçekte bir kriz yönetimi değil; krizin maliyetinin en zayıf kesimlerin üzerine yüklenmesidir. Hükümet hiçbir paydaşı masaya davet etmeden, hiçbir ekonomik plan ortaya koymadan, yalnızca maaşları baskılayarak bütçe yönetmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşım ekonomik daralmayı hızlandıracak, piyasayı küçültecek, ailelerin alım gücünü daha da düşürecek ve enflasyon karşısında halkı daha da korumasız bırakacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Ortadoğu’da yaşanan savaş ve küresel enerji fiyatlarındaki artışın ekonomiyi olumsuz etkileyeceği belirtilen açıklamada, “Kriz yönetimi maaşları kesmek, alım gücünü düşürmek ve piyasayı daraltmak değildir. Doğru kriz yönetimi, maliyet artışlarını ölçmek, fiyatlara geçişini zamana yaymak, dar gelirli kesimleri korumak, reel sektörü ayakta tutmak ve piyasada güven yaratmaktır. Devletin görevi kriz döneminde maaş kesmek değil; kriz döneminde toplumu korumaktır.” denildi.

